Video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Kasım 2021
19 Ekim 2019
ÖSO, İşkence ve RTE!
İnsanları yakmak, çarmıha germek, kafalarını kesmek, çoluk-çocuk demeden önüne gelene tecavüz etmek, kadın köle pazarları kurmak gibi "İslam’ın hoş görüsü"nü yansıtan ritüelleriyle dünya gündemine otur(tul)an IŞİD isimli çokuluslu Müslüman vahşet şebekesini bilirsiniz.
Süreç içinde bu cinayet şebekesi işgal ettiği yerlerde zayıflamaya başladı ve kaçışlar arttı. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), IŞİD isimli vahşet örgütünün arka plandaki yapılanmasından başka bir şey değildir ve bu örgütten kaçanların önemli bir bölümü ÖSO’ya katıldı. Yani "esas aktör" olarak vahşetteki yerini aldı.
IŞİD isimli cinayet şebekesinin yöneticilerinden biri, şu an Türkiye’de "Başkanlık" yapan Recep Tayyip Erdoğan’dır ve "Bana IŞİD hakkında olumsuz söz söyletemezsiniz." dediğini unutmadığımız gibi A. Davutoğlu’nun "Bir grup öfkeli gençlerdir." nitelemesini de unutmuş değiliz. Hele de Berat Albayrak’ın şirketi aracılığıyla IŞİD’in gasp ettiği petrolleri satarak yoğun destek verdiğini hiç unutmadık.
İşte bu "Başkan"ın, IŞİD’in isim değiştirmiş hali olan ÖSO için son günlerde "Suriye Milli Ordusu" nitelemesi yapmasının ardındaki gerçek bu. Tam ismiyle "Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi"nin "Eşbaşkanı" olduğunu önce inkar edip sonra böbürlenerek söylememiş miydi?
Video, bu "dünya liderinin(!)" yoğun olarak desteklediği ÖSO isimli cinayet şebekesine aittir. İşgal ettikleri evin tüm fertlerini bağlayarak, işkence ederek ve zavallı bir kadını döverek eşek gibi anırtmaları bunların ve yöneticilerinin ne olduklarını hiçbir polemiğe yol açmadan göstermektedir.
Bizler biliyoruz ki, her akşamın bir de sabahı var!
19 Ekim 2019
13 Ağustos 2019
Okumuşların Şerrinden Koru(n)mak!
Kitap okumazlar. Zaten okuyanlara da karşılar, çünkü tekerlerine çomak sokulmasından korkuyorlar.
Eh, kitap okumayınca araştırma-sorgulama da yap(a)mazlar. Araştırma-sorgulama yapamayınca bilgi sahibi olamazlar ama salaklıkta "level" atlamış olan içlerindeki narsizm kendilerini bir şeyler bildiğine inandırır. Bu hızla soluğu adına "din" denilen ilkel ve vahşi ritüeller bütünlüğünden yararlanan hacı-hoca kesimine koşarlar.
(Bir küçük parantez açarak K. Marx'ın yakın dostu August Bebel, "Kadın ve Sosyalizm" isimli eserinde, "Akıllıca eğitilmemiş biri, başkasını akıllıca eğitemez!" dediğini belirtip parantezimi kapatayım.)
Kelin ilacı olsa başına sürermiş ama ne gam! Bizim "yurdum insanı" her konuda uzman değil mi? Böyle saçma soru mu olur, tabi ki uzman! Psikolojik bir sorunun mu var? Üç Kulhuvallahu bir Elham oku, huzura eriş! Ülkede can güvenliği ve huzur mu kalmadı? Yasin-i Şerif az okunduğu için huzur yok! Herkes yatmadan önce bir kere okusa ülke huzura ve güvene boğulur! Her bir deprem olduğu bölgeyi neredeyse haritadan siliyor ama belli ki İslam'ın Allah’nın da (artık yaşlandı mı nedir!) gücü yetmiyor! Oysa Nahl Suresi'nin 15-16cı ayetlerinde, Lokman Suresi’nin 10cu ayetinde, Enbiya Suresi’nin 31ci ayetinde ve daha başka yerlerde dağları bizi sarsmaması(!) için yarattığını söylerken depremi sahillerde yapılan zinaya ve kot pantolon giyen kadınlara bağlamıyorlar mı?
Eh, durum böyle olunca bu güruh tabi ki ettikleri duada "Bilhassa bizi okumuşların şerrinden koru!" diye gökyüzüne avuçlarını açarak yalvarırlar.
13 Ağustos 2019
