Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Mart 2022

22 Ocak 2022

15 Ocak 2022

12 Ocak 2022

İşde kanıtlı ispat!!!

İşde kanıtlı ispat!!!


 
Ben önce dende söylediydim gine söylüy om A HABER izliyenner herkeşden daha eytimli ve öyretimlidir!!! Bazıları buna karşı çıkıyor çünküm kendisilerini deşarz etmek istiyollar.
A HABER izliyenner her dayim ve herzaman çok eyitimlidiller!!!

01 Ocak 2022

21 Aralık 2021

28 Kasım 2021

19 Kasım 2021

17 Kasım 2021

03 Kasım 2021

02 Kasım 2021

28 Ekim 2021

29 Eylül 2021

 Polis Nasıl Yapılıyor?

Polis Nasıl Yapılıyor?


Yol kenarında oluşmuş çamurluk içinde bir çocuk oynarken oradan geçmekte olan bir polis görür ve çocuğun yanına gelir:

-Ufaklık, bu çamurun içinde ne yapıyorsun?
-Polis yapıyorum.

Cevap polisin ilgisini çeker, merak içinde sorar:

-Nasıl yapıyorsun?
-Su ile toprağı karıştırıp çamur yaptıktan sonra bok karıştırıyorum, polis oluyor.

Tabi polis öfkelenir ve çocuğu döver.

Ertesi gün yine aynı durum yaşanır, çocuk yine dayak yer. Bu durum üst üste birçok kez yaşanır. Aradan birkaç gün geçer. Yine polis o yoldan geçerken aynı çocuğun yine çamurla bir şeyler yaptığını görür ve içinden, "Bu velet yine polis yapıyor!" diye düşünerek yanına gelir.

-Ne yapıyorsun?
-Polis yapıyorum.

Polis, "Belki yediği dayaklar aklını başına getirmiştir." diye düşünerek sorar:

-Nasıl yapıyorsun?
-Su ile toprağı karıştırıp çamur yaptıktan sonra bok karıştırıyorum, polis oluyor.

Polis bu defa çocuğu daha çok döver. Ertesi günü yine polis yoldan geçerken aynı yerde çocuğu görür. Kendince yine döverek "akıllandırmak" istemektedir.

-Ne yapıyorsun?
-Asker yapıyorum.
-Nasıl yapıyorsun?
-Su ile toprağı karıştırınca asker oluyor.
-Eee, niye bok karıştırmıyorsun?
-Bok karıştırınca polis oluyor.

(Alıntı)

14 Ağustos 2021

10 Mart 2021

09 Mayıs 2020

Barışın Simgesi Reyiz'imiz Yine Yapacağını Yaptı!

Barışın Simgesi Reyiz'imiz Yine Yapacağını Yaptı!



Sevgili Arkadaşlar,

Dünyada her alanda kaosun yaşandığı bir dönemde halife-i ümmet, veled-i Osmanlar, dünya liderimiz pek çok sayın Recep Tayyip Erdoğan hazretleri yaptığı inanılmaz bir davranış ile dünyanın bütün gözlerini yine kendine çevirdi.

Hepinizin bildiği gibi namuslu, merhametli, sevgi pıtırcıkları olan yapıları ve ahlaklarıyla, bütün Türkiye’nin, Türki cumhuriyetlerin ve resmi olan dış temsilciliklerimizin gönüllerinde taht kuran; Kolombiya, İran, Afganistan ve Almanya’da uyuşturucu baronlarına kan kusturan yiğit iki vatanseveri barıştırdı! Alaattin Çakıcı ve Sedat Peker, Reyiz’imiz sayesinde (Allah başımızdan eksik etmesin, inşallah!) artık "abi-kardeş" durumuna geldiler.

Bizler yerli ve milli vatanseverler olarak barış simgesi Reyiz’imizin bu yüce davranışı karşısında tabi ki duygulanırız, tabi ki gözlerimiz mutluluktan yaşarır ama bundan tedirgin olanlar da maalesef var! Hem de iki ana koldan oluşan çifte kimlikli hainler!

İlki cennet vatanımızdaki huzuru çekemeyen bütün Fetö uzantıları, İllüminati maşaları ve Tapınak Şövalyeleri destekçisi hainler ve ikincisi de ülke dışındaki kapitalist, emperyalist, faşist, komünist ve bilcümle gitaristlerdir.

Bu davranışıyla liderler tarihindeki sayfa sayısını artıran Reyiz’imizin kıymetini bilin!

Şüphesiz ki Reyiz’imiz affedendir, koruyandır, esirgeyendir ve barıştırandır!

07 Mayıs 2020

Okuyun ve Reyizimizin Kıymetini Bilin!

Okuyun ve Reyizimizin Kıymetini Bilin!




Değerli Okur,

Belki inanamayacaksınız ama sizlere bugün gerçekleşen bir olayın haberini vereceğim.

Demokrasinin beşiği sandığınız İsviçre’de bugün bir müzisyen daha katledildi. Evet, evet; bir hafta önce de yine bir müzisyen katledilmişti. Katledilen bu iki müzisyenin arasında da yine gencecik bir insan katledildi.

Niye katledildiklerini söyleyerek sizleri bilgilendirmeye çalışacağım:

Ünü İsviçre sınırlarını aşıp tüm Avrupa’ya mal olan "Grup şarkı söylüYorum" isimli bir müzik grubu var. Bu grup şarkılarını hep İsviçre halklarından yana söyler ama aslında dünyadaki tüm halkların türkülerini söyler. Sizin demokrasinin beşiği sandığınız, hatta "en ileri demokrasi" ile yönetildiğini düşündüğünüz İsviçre devleti 3 yıl önce bu gruba türkü söylemeyi yasakladı ve birkaç üyesini işkenceli sorgudan sonra tutukladı. İsviçre’nin yetkin hukukçuları bu uygulamanın yasadışı olduğunu söyleyerek itiraz etseler de sözlerini geçiremediler. Suçlarına gelince:

1) Diğer tutuklu arkadaşlarıyla birlikte serbest bırakılmak ve,
2) Konser vermek istediler.

Bunu diyen siz misiniz! Ne terör örgütü üyelikleri kaldı, ne vatan hainlikleri… Baskıları artırınca bu iki müzisyen süresiz açlık grevine başladı. Bayan olanı 288 gün dayanabildi, sonra yaşamını kaybetti. Erkek olanı ise 324 gün dayanabildi. Maalesef iki halk sanatçısı yaşamını kaybetti.

Bu müzisyenlerden ayrı olarak bir genç de "Adil yargılanma isteği" ile hemen hemen aynı günlerde eylemine başlamıştı ama 297 gün dayanabilmişti.

Belki yine inanamayacaksınız ama İsviçre’yi yöneten aşağılık, adi, ahlaksız, şerefsiz adam daha bir-iki ay kadar önce adi bir mafya elemanını ve ondan önce de Sion kantonunda 35 insanı yakarak katleden köktendinci bir Hristiyan’ı affetmişti.

Biliyorum, tepkilerinizi duyar gibiyim. Sizler, "Bu kadar da olmaz yani! Bir insanın bu kadar alçaklaşacağını kimse tahmin edemez ama hala nasıl İsviçre’yi yönetebiliyor?" diye soruyorsunuz. O ayrı bir konu ama sizinle aynı fikirdeyim. Bir devlet yöneticisi ancak bu kadar ahlaksız, bu kadar namussuz, bu kadar vicdansız, bu kadar hırsız, bu kadar çirkef olamaz. Tamamen haklısınız.

Bu yüzden yatın-kalkın reyizimize dua edin.

07 Mayıs 2020