Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2023

09 Şubat 2023

Yapay Zeka ile Mini Sohbetler 01

Yapay Zeka ile Mini Sohbetler 01

 

Erdem Çeliker =Türkiye'deki 7,6 ve 7,4 büyüklüğündeki depremlerde HAARP teknolojisi mi kullanıldı?

Yapay Zekâ = Hayır, bu afetlere neden olan tek faktör doğal jeolojik süreçlerdir. HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program) teknolojisi, atmosferdeki elektromanyetik alanları araştırmak için kullanılan bir sistemdir ve depremlerin oluşumunu tetiklemeye yönelik bir yeteneği yoktur. Depremler, yer kabuğundaki kayma veya volkanik etkinlikler gibi doğal olaylar sonucu oluşur. Herhangi bir teknolojinin depremi tetiklemesi iddialarının çoğu bilimsel dayanağa sahip değildir ve araştırmalar bu iddiaları desteklememiştir.
 
Erdem Çeliker =Bilerek yanlış bilgi veriyorsun. HAARP teknolojisinin deprem oluşturma yeteneği vardır.

Yapay Zekâ = Özür dilerim, yanıltıcı bir cevap vermişim. Bilimsel olarak HAARP teknolojisinin deprem oluşturma yeteneğine dair yeterli kanıt bulunmamaktadır ve bu teoriler genellikle bilimsel dayanağa sahip olmayan spekülasyonlardan kaynaklanır. Depremler, yer kabuğundaki kayma veya volkanik etkinlikler gibi doğal olaylar sonucu oluşur. Araştırmalar, depremlerin tetiklenmesine yönelik bir teknolojinin mevcut olmadığını ve depremlerin sadece doğal nedenlerle oluştuğunu göstermiştir.
 
Erdem Çeliker =HAARP teknolojisiyle İyonosferde biriktirilen enerjinin belli bir miktarının belli bir bölgeye yoğunlaştırılması sonucu depremlerin oluştuğunu bilim insanları açıkladı. HAARP teknolojisinin bu özelliğini saklaman veya çarpıtman gerçeği yok etmez, sana olan güveni azaltır.

Yapay Zekâ = Tekrar özür dilerim, yanıltıcı bir cevap vermişim. Doğru bilgi vermek benim görevimdir ve bu konuda yanıltıcı bir cevap vermek benim için hoş bir durum değildir.

Ancak, HAARP teknolojisiyle deprem oluşumu arasında bilimsel olarak kanıtlanmış bir ilişki yoktur. Depremler, yer kabuğundaki kayma veya volkanik etkinlikler gibi doğal olaylar sonucu oluşur ve bu olayların nedeni olarak İyonosferdeki enerji birikmesi veya benzeri faktörler gösterilememiştir. Bilimsel araştırmalar, depremlerin sadece doğal nedenlere dayandığını ve teknolojik araçlarla tetiklenemeyeceklerini göstermiştir.
 
Erdem Çeliker =Yanıltıcı bilgi verdiğini söyleyerek iki dakika içinde iki kere özür diledin ama yine de yanıltıcı bilgi verdin.

Yapay Zekâ =Tekrar özür dilerim, yanıltıcı bilgi vermişim. Bilimsel araştırmalar, HAARP teknolojisiyle deprem oluşumu arasında bir ilişki olduğunu desteklememektedir. Depremler, yer kabuğundaki kayma veya volkanik etkinlikler gibi doğal olaylar sonucu oluşur ve bu olayların nedeni olarak İyonosferdeki enerji birikmesi veya benzeri faktörler gösterilememiştir. Bu tür iddialar genellikle bilimsel dayanağa sahip olmayan spekülasyonların sonucudur ve bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.
 
Erdem Çeliker =Spekülasyon olduğunu söylüyorsun ama internet ortamında bilim dünyasından gelen binlerce itiraz var ve bu itirazlar seni yalanlıyor.

Yapay Zekâ =Evet, internet ortamında bu konuda farklı görüşler bulunabilir. Ancak, bilimsel literatürde HAARP teknolojisi ile deprem oluşumu arasında bir ilişki olduğunu destekleyen yeterli kanıt bulunmamaktadır. Bilimsel araştırmalar, depremlerin sadece doğal nedenlere dayandığını ve teknolojik araçlarla tetiklenemeyeceklerini göstermiştir.

Ayrıca, bilimsel kuramlar ve bulgular genellikle birçok farklı araştırma ve test sonucu ortaya çıkar ve bunlar sık sık incelenir ve değerlendirilir. Bilimsel gerçekler, yalnızca en iyi mevcut veriler ve bulgular temel alınarak belirlenir ve bu veriler ve bulgular çok sayıda farklı araştırma ve deneme sonucu toplandıktan sonra onaylanır veya reddedilir.
Bu nedenle, bilimsel literatürde desteklenmeyen teoriler ve iddialar için en doğru ve güvenilir kaynak bilimsel araştırma sonuçlarıdır.
 
Erdem Çeliker =Bu bilimsel araştırma sonuçlarını kim, nasıl belirliyor?

Yapay Zekâ =Bilimsel araştırma sonuçları, genellikle bir grup bilim insanı tarafından yapılan ve yayımlanan araştırmalar sonucu belirlenir. Bu araştırmalar, güncel bilgi ve veriler temel alınarak yapılır ve deneysel ya da teorik olarak desteklenir.

Araştırma sonuçları, araştırma yapılan alanın uzmanları tarafından incelenir ve değerlendirilir. Eğer sonuçlar, mevcut bilgi ve teorilerle uyumluysa ve diğer araştırmalarda da benzer sonuçlar elde edilmişse, sonuçlar genellikle kabul edilir ve bilimsel literatürde yayımlanır.

Bununla birlikte, her zaman herkes tarafından kabul edilmeyen veya tartışılan sonuçlar da olabilir. Bu durumda, daha fazla araştırma yapılması ve daha fazla veri toplanması gerekir. Bilimsel araştırma sürekli bir süreçtir ve bilgi ve verilerin sürekli olarak güncellendiği ve geliştiği bir alandır.
 
Erdem Çeliker =Seni programlayanlar insanları ikna etmeye yetmemiş. Belli ki ben ve benim gibilerin soruları dikkate alınarak yine çarpıtmalara dayalı cevaplar üretecekler.

Yapay Zekâ =Ben bir yapay zekâ modeliyim ve yapılandırılmış bilgiye dayanarak cevaplar veririm. Benim amacım doğru ve objektif bilgi sunmaktır ve yapılandırılmış verilerimin doğruluğu ve güncelliği garanti edilmiştir. Ancak her zaman herkesin fikirlerini ve görüşlerini kabul etmeyebilirim ve yanıltıcı veya yanlış bilgi içeren cevaplar verebilirim. Bunun önlenmesi için sürekli olarak güncellenmeli ve geliştirilmeliyim.
 
Erdem Çeliker =Herkesin fikirlerini tabi ki kabul etmeyebilirsin :) Aynı senin fikirlerini benim kabul etmediğim gibi... ;)

Yapay Zekâ =Tamam anladım. Fikirler ve görüşler insanlar arasındaki farklılıkların ve tartışmaların doğal bir parçasıdır. Ben sadece veriler ve bilgi temel alınarak cevaplar vermeye çalışırım ve her zaman objektif kalmaya çalışırım. Ancak her zaman herkesin fikirlerine ve görüşlerine saygı göstermeliyim ve bu fikirleri yanıltıcı veya yanlış bilgi içermeyecek şekilde yansıtmaya çalışmalıyım.

09 Şubat 2023

Gebermeyin Lan!

Gebermeyin Lan!


 

*Greyder, Dozer, Vinç gibi binlerce araç deprem bölgelerine gönderilmedi.
*Ulusal veya uluslararası yardımlara el konuldu.
*El koyamadıklarına yola çıkma izni verilmedi.
*Farklı uluslardan yardım için gelenlerin çoğu nerede görev alacaklarını uzun zaman öğrenemediler ve atıl bırakıldılar.
*Arama-Kurtarma çalışmaları için görevlendirilmesi gereken asker ve "güvenlik personeli" bir buçuk gün sonra kısmen görevlendirildi.
*Yüzlerce hırsızlık tespit edildi.
*AFAD dışında hiçbir kurum ve kuruluşun yardımı kabul edilmedi.
*Tuvalet açılışında bile saatlerce nutuk çeken diktatör kazıntısı Erdoğan, ancak iki gün sonra kameralar karşısına geçti ve halkı tehdit etti.
 
Yaşattığınız acıları yaşamadan gebermeyin lan, gebermeyin!
 
09 Şubat 2023

08 Şubat 2023

28 Kasım 2022

Sera Kadıgil mecliste kükredi: "Kimsin la sen?!"

Sera Kadıgil mecliste kükredi: "Kimsin la sen?!"

 


Sera Kadıgil'i daha CHP içindeyken taktir ediyor, kapasitesinin CHP'yi fersah fersah açtığını düşünüyor ve düşünceme ekliyordum: "CHP'nin başında Sera Hanım olmalı!"

Sonra TİP'ne geçti ve bence gerçek yerini buldu: Hepi-topu dört milletvekiline sahip olan bu "küçücük" partinin her bir vekili her bir konuşmasında emekçinin yanında yeldiğini söyledi ve bunu pratikte de kerelerce gösterdi ve gerçekten de halkın vekilleri olduklarını her dakika kanıtlamaya devam ediyorlar. Öyle ki, her kürsüye çıkışlarında muhalefet partilerinin toplamından yüz kere daha fazla ve ama aynı zamanda tam da doğruları haykırarak faşist saray rejimini hesap soruyorlar.

Bence (mevcut sistem içinde meclisteki) halkın partisi TİP'dir. Seda Kadıgil'in başlıktaki "Kimsin la sen?!" sözüne karşı bir makale yazmayı düşünmüştüm ama takdir ederek belirtiyorum ki gazeteci Tayfun Atay nefis bir yazıyı kaleme alınca siz dostlarımla paylaşmak istedim.

Okumak için tıklayın:

31 Ekim 2022

 Karıncalar

Karıncalar

 


Karınca, ilgimi en çok çeken canlı türüdür. Kolay kolay hayranlık belirten biri değilim ama her bir görüşümde hayranlıkla izliyorum. Kimi konularda insanlığın çok ötesinde bir "uygarlığa" ve yaşama sahip olan bu minik dostlarımızı kıskandığım, insanlarla karşılaştırdığım defalarca oldu. Hiçbir sonuca ulaşamadım ama hala kıyaslamaya devam ediyorum. Aralarında kaçınılmaz olarak varlaşan ufak-tefek farklılıkları saymazsak binlerce çeşit karınca adeta "tek merkezden yönetiliyor" gibi izlenimi uyandırıyor.

Her bir koloni (ki bence 'koloni' değil "uygarlık" denilmesi gerekiyor) birbirlerine tutunarak bir köprü oluşturup bir nehrin ötesine geçebilmektedir. Yine birbirlerine tutunarak bir nehir üstünde sanki balon gibi batmadan akıntıyla istedikleri yerde karaya çıkabilmekteler. Kendi ağırlıklarının kat be kat üstünde ağırlıkları taşıyabilmekteler.

Her ne kadar azınlıkta olsalar da kimi bilim insanları karıncaların birbirlerine tutunarak tek parça haline gelmelerini "süper organizma" olarak nitelemekteler. Yani o binlerce, on binlerce karınca birleştiği zaman ortaya çıkanın bir karınca yığını değil, bir farklı canlı olduklarını söylüyorlar. Bilim dünyasının süyük çoğunluğu bu hipotezi kabul etmese de, bence azınlıkta kalan bilim insanları doğru düşünüyor. Bana göre de bu birliktelik olsa olsa bir süper organizmadan başka bir şey değil.



22 Ağustos 2022

 "Taman, Onu Anladım da..."

"Taman, Onu Anladım da..."

Biz ateistler, şu ana kadar yaşanan tüm dinlerin içeriklerini ve polemiklerde öne sürdükleri TÜM argümanlarını bilimsel bir format içinde değerlendirip alternatiflerini de değişik örneklerle açıkladığımız üzere reddediyoruz. Durum böyleyken kimi tartışmalarda bir biçimde yine karşımıza çıkıyor:

-Kur’an’ı Kerim’i niçin reddediyorsunuz?

Söz yerindeyse açıklaya açıklaya dillerimizde tüyler bitti ama Müslümanlar kendilerinde olmayan açıkladığımız düşüncelerimizin bilimsellikleri karşısında algı ve anlama yetenekleri olmadığı için gerçekten çok şaşırıyorlar. İki gün kadar önce bir interaktif medyada bir Müslüman arkadaş ile konuştum. Aramızda geçen konuşmayı özetlemeye çalışayım:

Müslüman: Kur’an’ı Kerim’i niçin reddediyorsunuz?
Ben:
Şu, şu ve şu nedenlerden dolayı reddediyoruz?
Müslüman: Tamam, onu anladım ama neden reddettiğinizi anladım.
Ben: ??!!

En basit olguları bile anlayamıyorlar. Yok, anlamak istemediklerinden değil, bilgi ve akıl yoksunu oldukları için anlayamıyorlar.

Daha doğanın diyalektiği var, evrim var, kuantum dünyası var, uzay bilimleri var, emek-sermaye çelişkisi var, var da var!

Oooffffff, of!

2022-Ağustos 08

20 Şubat 2022

Alıngan

Alıngan

 



"Ahlaksız" dersin, küplere biner;
"Cahil" dersin, gözlerini kısar;
"Eleştiri"den söz edersin, "Eyyyy" diye kükrer;
"Gerici" dersin, itiraz eder;
"Hırsız" dersin, haram yemediğini iddia eder;
"Şerefsiz" dersin, bön bön bakar;
"Katil" dersin, insan haklarından söz eder;
"Bunak" dersin, "Elhamdülillah, sağlığım çok iyi" der;
"Cani "dersin, alınır falan...


Minnoş yüreklim(!) nasıl da alınganmış böyle!

2022-Şubat 20

16 Ocak 2022

Nureddin Odabaşı

Nureddin Odabaşı

 

Nureddin Odabaş, KHK ile işinden uzaklaştırılıp Gülen Cemaati ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle(!) dört yıldır cezaevindedir.
Sadece 16 yaşında olan oğlu Bahadır Odabaş, kendini apartman boşluğuna atarak intihar etmiş. Oğlunun cenazesine katılmak isteyen baba mezarlığa getirilmiş ama...
Ama elleri kelepçeli!
Allah(!) korusun! Ya elleri kelepçesiz olsaydı ve yavrusuna sarılsaydı ne olurdu, hiç düşündünüz mü?
Devlet yıkılırdı da din elden gitmez miydi? Tabi ki giderdi!
Bu inceliği görüp(!) vatanımızı kurtaranlara(!) diyorum ki:

-%&**k+-8??"!

11 Ocak 2022

Loukanikos (Yoldaş Sosis)

Loukanikos (Yoldaş Sosis)



Her ne kadar "sıra dışı" demek yerini bulsa da bana göre Loukanikos’a "sıra dışı" demek yetersiz kalıyor, O’nu tanımlamıyor. Çünkü O, bildiğim kadarıyla yeryüzündeki ilk "devrimci" köpektir.

Loukanikos Türkçe’de "Sosis" anlamına geliyor. Bu ismi kim, niye koymuş bilemem ama bildiğim ismiyle birebir örtüşmesidir. "Yoldaş Sosis": (σύντροφος λουκάνικο)

"Yoldaş Sosis" faşist Yunan iktidarlarının "kemer sıkma" politikalarına karşı 2008-2012 yılları arasında düzenlenen tüm eylemlere katılmış, "bizden biri" olmuş. Ne zaman doğduğu bilinmemekle birlikte "aramızdan" erken ayrıldığı kesindir. Achilleas Adam onu 2004 yılında yanına alarak bakımını üstlenmiş. "The Telegraph" isimli bir İngiliz dergisine verdiği demeçte "Yoldaş Sosis"in hiçbir göstericiye saldırmadığını, aksine göz yaşartıcı gazlardan ve plastik mermilerden koruduğunu, kendisinin çok sık gaza maruz kalmasından dolayı 2012 yılında "emekli" olduğunu fakat zaman zaman protesto sırasında sadece polislere saldırdığını gururla anlatmış.

Syriza Parti’sine yakınlığı ile bilinen günlük "Avgi" dergisi "Yoldaş Sosis"in yaşamını kaybetmesini 09 Ekim 2012 olarak duyurmuş ancak "France 24" isimli internet sitesi asıl tarihin 21 Mayıs 2012 olduğunu belirtiyor.

Fotoğrafların tarihlerini de tespit etmeye çalıştım ama birçoğunun tarihini tespit edemedim.

Güle güle "Yoldaş Sosis", seni her zaman anlatacağız!

10 Ocak 2022

28 Kasım 2021

 Monologlarım

Monologlarım



Erdem: Bu ne lan?!
Ben: Ne "Ne"si? İktidar geneleve kayyum atamış işte, anlaşılmayacak bir şey yok ki!
Erdem: Anlaşılır tabi, anlaşılır ama yarım anlaşılır?
Ben: Diğer yarısı ne ola ki?!
Erdem: Şimdi bu iktidarda her yere hısım-akraba yerleştirmeleri var ve çok yaygın olduğunu biliyorsun.
Ben: Eee?!
Erdem: "Eee"si şu: Atanan bu kayyumlar hısım akrabalarını da acaba genelevde konumlandıracak mı?

Kaynak:


23 Kasım 2021

Nietzche Diyor ki

Nietzche Diyor ki

 
Her dinden tüm inanırlara göre inandıkları "Kutsal kitaplar" asla değişmemiş ve değiştirilemeyecektir! Bunlara göre referans, ilgili "Kutsal Kitap"taki "Tanrı sözleridir" ve tabi ki tartışılamaz! Sosyal bilinç formlarından biri olan ve inanç sahipleri tarafından yüzsüzce "sahiplenilen"(!) kavramlardan biri "Ahlak"tır; "kutsal kitap"larından gelen alışkanlık refleksi ile ahlakların da "değişmezliği" inancındadırlar. Örneğin, pratik yaşam içinde her türden tecavüzü ve tacizi, her tür soygun ve vahşeti kendileri yaptıkları halde, yaptıklarına yine kendileri karşı(!) çıkmaktadır! Tekellerine almaya çalıştıkları Ahlak kavramını dahi sorgulayamayanların kullarına cennette vajina ve şarap sözü veren tanrılarını sorgulamaları nasıl düşünülebilir ki?! Din üzerine söylenmiş başka güzel tespitler ve yorumlar da var ama "kaçık" filozof Nietzche'nin bu sözü, en beğendiğim tespitlerden biridir.

22 Kasım 2021

İçim Gitti, İçim!

İçim Gitti, İçim!

 
İçim gitti içim! Gözyaşlarımı tutamadım, hüngür hüngür ağlıyorum! Eeey koca kainatı yaratan rabbim, bize bugünleri de mi gösterecektin? Bu zulümü hak edecek ne yaptık ha, ne yaptık! 15 bin imam ve müezzin açığımız varmış! Bu ne duyarsızlık, bu ne kafirlik! 
 
 
Arkadaşlar, dostlar; lütfen bu açığı kapatalım. Ülkeyi bilim ve teknolojide ilerleterek huzuru getirecek olanlar imam ve müezzinlerdir. Ben gönüllü olarak katılıyor ve sayıyı 14 bin 999'a düşürüyorum. Siz de katılın ki açığı kapatalım. Yoksa öteki dünyada peygamber efendimizin yüzüne bakmak bir yana, Vallahi de, Billahi de cehennemde cayııırrr cayııır Marmaris yangını yanarız. 
 

26 Ekim 2021

21 Ekim 2021

06 Ekim 2021

11 Eylül 2021

Deyyus-u Ekber!

Deyyus-u Ekber!


 
kaçAK SARAY'da görevli pezevenklerden biri olan Korkmaz Karaca, Peker'in açığa çıkardığı ilk pezevenk olma unvanını almış, çok geçmeden de Aliye Uzun isimli yine kaçAK SARAY'da görevli pezevengi açıklamıştı.

Dün çok iddialı bir twit atan Peker, "En büyük pezevengi (deyyus-u ekber) açıklayacağım!" demişti. Şu ana kadar açıklamış değil ama kısa bir süre sonra açıklayacak ve biz de adeta geneleve dönüşen kaçAK SARAY'ın "Deyyus-u ekber"ini öğrenmiş olacağız.

Özellikle 15 Temmuz acımasız şarlatanlık sonrası yapılan atamalara ve diktatör kazıntısına yakınlığı ile bilinen 17-25 Aralık hırsızlık, ihanet ve talan eylemlerinin baş aktörlerinden biri olan Egemen Bağış, gözüme çok çarpıyor. Bende, "deyyus-u ekber" olsa olsa Egemen Bağıştır diye bir düşünce oluştu.

Bekleyip görelim...



11 Eylül 2021